2 Kasım 2015 Pazartesi

Empress Ki / İmparatoriçe Ki (2013)

Tarihi dizi sever biri olarak daha yayınlandığı dönemde çok övülen, yüksek reyting alan bu diziyi uzun zamandır erteliyordum ama sonunda tavsiyelere kulak asıp izledim. Erteleme nedenlerimden biri Ha Ji Won ve Ji Chang Wook'u birçok kişinin aksine pek sevmememdi. Joo Jin Mo ise beğendiğim bir oyuncu olsa da öyle peşinden koşacak kadar da hayranı olmadığım bir oyuncu. Eee bu dizide beğendiğim oyuncu yok, Muhteşem Kraliçe'nin üzerine ikinci bir Bidam vakası daha yaşamak istemiyorum, konu akışı da az çok tahmin edeceğim türden olacak daha niye izleyeyim ki diyordum. Sonra madem övüldü, ben de tarihi dizi dedin mi dayanamam diyerek izlemeye koyuldum.
Öncelikle şunu söyleyeyim; Kore'nin uzun soluklu tarihi dizilerinin tadına daha önce bakıp da beğenmişseniz Empress Ki de sizi tatmin edecektir. Oyunculuk, kostümler, savaş sahneleri, düşmeyen temposu izleyiciyi diziye çekiyor. Birçok tarihi dizideki gibi olay akışının sadece konuşmalardan ibaret olduğu yapımlardan değil Empress Ki. Zaten öyle olmadığı için de sonuna kadar sıkmadan izlettiriyor kendini. Yani savaş yapılacaksa yapılıyor, plan kurulmuşsa uygulanıyor, tuzak kurulacaksa kuruluyor. Çoğu tarihi dizide sürekli sözü edilen ama bir türlü göremediğimiz o sahneler bu dizide bizlere gösteriliyor. Yani laf varsa icraat da oluyor. Bu da dizinin baştan sona hareketli olmasına, durağanlaşma dönemi yaşamamasına neden olmuş.
Kıyafetlere bayıldım, oyunculukları (bazı oyuncuları sevmesem de) beğendim.
Kendi adıma daha önce çok tarihi dizi izlediğimden olay akışını tahmin ettim, hatta şu bölümde şu olur diye düşündüğüm her şey oldu neredeyse. Bu nedenle olay kurgusu olarak beni etkileyen, şaşırtan bir şey olmadı. Çoğunu tahmin ettim fakat bu diziden sıkılmama neden olmadı daha önce bahsettiğim nedenlerden dolayı.

Gelelim dizinin etrafında döndüğü üç önemli karaktere. Aslında hikaye esas kızımızın nasıl Yuan İmparatoriçesi olduğunu anlattığı için iki erkeği daha çok onun yolunu açan anahtarlar olarak düşünmemiz gerekiyor. Yine de hani illa bir taraf seçeceksem benim tercihim hiç kuşkusuz ki Koryo Kralı Wang Yoo'dan yanadır.  Sonuçta dizi tam tarihi doğrular üzerinden gitmiyor, o nedenle ben karakterleri tarihe göre değil dizide yansıtılış şekline göre değerlendiriyorum. Kesinlikle sadece role hayat veren oyuncu nedeniyle bir karakterden yana taraf tutamam. Misal Ji Chang Wook'un canlandırdığı Togon karakteri tam da kendi ağzından ifade ettiği gibi bir karakter:
"Aptal, basiretsiz, korkak ve bencil biriyim."
Ben sırf yakışıklı bir oyuncu bu karakteri canlandırıyor diye böyle bir karakteri sevemem. Dizi boyunca da saçımı başımı yoldurttu bana zaten. Uzun zamandır bir dizide herhangi bir karaktere böyle sinir olduğumu hatırlamıyorum. Hani derler ya ekranın içine girip dövmek istiyorum, işte aynen öyle hissettim.
Zaten sonunda da yıktı imparatorluğu.
Dizi boyunca ergenlerden beter takıntılı aşkı, kıskançlığı uğruna yaptığı saçmalıkları ve çocuklukları izledik. Durum böyle olunca da devlet yönetimi ondan ona geçti, güç savaşları son bulmadı, kukla bir imparator olarak sonunda da öldü gitti, devleti de onunla yıkıldı.
Esas kızımız ne çekti bu herifi koruyacağım diye. Aldığı ilaç yüzünden tuhaf hayaller görüyor olsa da sonuçta bilinç altında olan şu düşünceler bence kendisi için dizideki en doğru tespitti:
"Sen beni asla öldüremezsin! Benim Nyang'ım var çünkü!
Nyang senin yanında olmasa beş kuruş etmezsin.
Sen; aptal, bir halt bilmeyen, korkak bir imparatorsun!"

Gelelim benim için çok daha sevilesi bir karakter olan Wang Yoo'ya. Diziyi Koreliler çektiği için biraz daha abartılmış, güçlü gösterilmiş bir karakter olduğuna hiç şüphem yok ama şundan da adım gibi eminim ki bu karakteri daha yakışıklı ve genç biri oynasaydı Yuan'cı tayfa Wang Yoo hayranı olacaktı.
Gerek içten ve karşılıksız sevgisi, "ben" değil "o" demesi, aşkın takıntı değil de sevdiğinin iyiliği olduğunu gösterişi, gerekse de ülkesi adına bir Kral gibi davranması bana Wang Yoo karakterini daha çok sevdirdi.
Ayrıca ben Jo Jin Mo'nun oyunculuğunu da çok beğendim. Ağlama sahneleri, dövüş sahneleri ve kral olduğunu vurgulatan sahnelerde ayrı bir beğendim kendisini.

Dizinin kilit noktası olan Nyang'a yani İmparatoriçe Ki'ye gelince, dediğim gibi Ha Ji Won çok sevmediğim bir oyuncudur ama hemen hemen her dizisini de izlemişimdir. Yapımları çok güzel oluyor, oyunculuğu da gayet iyi. Bu dizide de özellikle Zevce ve İmparatoriçe olduğu zamanlardaki güzelliği büyülüyordu gerçekten. O ciddi ve soğuk duruşuyla bu rol tam ona biçilmişti belli. Çok güzel kalktı altından. Bu rol için ondan daha iyi bir oyuncu adayı gelmiyor benim de aklıma.
Karakter olarak da kusursuzdu bence. Neredeyse hiçbir hareketine niye böyle yaptın dedirtmedi. Her davranışı mantıklı ve  kabul edilebilirdi. Tek bir aptallığı bile olmadı bence. Mesela Muhteşem Kraliçe'de Dokman'ı çok eleştirmiştim ama burada hayranlık duyulacak bir karakter oluşturmuşlar. Tabii bunda gerçek hayata yakınlık kısmı tartışılabilir ama sonuçta dizi izliyoruz burada.

Diğer karakterlerden de bir tek Tal Tal'ı beğendim. Ötekilerin hiçbirinde iş yoktu desem yeridir. El Temur karakterini de harcadılar bence. Adam öldükten sonra imparatorluğu çökerttiler resmen. Bir de Yeom Byung Soo karakteri var. Her delikten biten, bir o yana bir buna zıplayan, sürekli kötülük yapan ama onca kişi ölürken hep bir şekilde hayatta kalmayı başaran gıcık karakter. Fazla abartmışlardı onun bu dokuz canlılığını bence.

Çok mu beğendim diziyi, hayır. Bende Muhteşem Kraliçe daha büyük etki bırakmıştı hem duygusal olarak hem de tarihi olarak.
Fakat her şeye rağmen 51 bölümü de izlenebilir, tarihi dizi severlere önerebileceğim başarılı bir dizi.
Dizinin müzikleri de çok güzeldi, zaten bazılarını diziyi izlemeden önce de duyup beğendiğimden dinlemiştim defalarca. Çok sevdiğim 4MEN'in seslendirdiği Thorn Love hiç kuşkusuz ki en güzeliydi. Fragman niyetine de onun videosunu ekleyip yazıma son vereyim. İzleyecek olanlara iyi seyirler dilerim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder